28.6.11

Bereketli Gün ve Geceler ve İhyaları

İnsanın günümüzde ortalama ömrü 60-70 yıl gibi kısa bir zaman. 

Esasen 60-70 yıl şer işler için çok uzun, hayırlı ve güzel işler için kısa bir zaman dilimi. 

Yüce Allah günümüzün müslümanlarını kısa bir ortalama ömre sahip olarak yaratmış ama bunun yanında da mübarek ve bereketli gün ve geceleri de yaratmış. Kısa ömrün dezavantajı bu mübarek gün ve gecelerin ihyasıyla-güzelce değerlendirilmesiyle def edilebiliyor. O halde bu bereketli gün ve geceleri kaçırmamak, bu gün ve geceleri en iyi şekilde değerlendirmek, zaten kısa bir ömrü olan insan için en akıllıca davranış olur.


Düşünün ki çalıştığınız iş yerinde ücretiniz size anlınızın teri kurumadan ya da o günün akşamında, mesai bitiminde veriliyor. Günlük ücretiniz de 1 gram altın. Yalnız işvereniniz, sarf ettiğiniz emek diğer günlerden farklı olmasa bile, ayın belirli bir gününde ücretinizi 1 gram yerine 1 kilogram altın olarak veriyor. Ne dersiniz, siz olsanız bu günü kaçırır mıydınız? Bu günde işe gitmemezlik yapar mıydınız, ya da bu günde mesaiyi yarıda bırakıp 1 kilo altın almak yerine yarım kilo altın almaya razı olur muydunuz? Elbette olmazdınız. Peki bir mesai arkadaşınız bu bereketli günde işe gelmese, ya da işe gelip öğlen vakti "bugün çok yoruldum, bu kadar yeter, yarım kilo altınımı alıp gideyim" dese ona ne dersiniz? Bu durumu normal karşılayıp: "Tamam, yarın görüşürüz, Allaha emanet ol." mu derdiniz? Yoksa; "Deli misin? 4,5 saat daha çalışıp yarım kilo altın daha almak varken gidecek misin? Delirmiş olmalısın. Senin yaptığın bu işi hiçbir akıl sahibi yapmaz " mı derdiniz. 

Bu bereketli günü haber alan bir aklıevvel bu günde işyeri sahibinin yaptığı cömert ücretlendirmeyi duyup işyerinin kapısına dayansa, dese ki, "ben sadece bu günlük senden iş istiyorum, ücretimin de sürekli burada çalışan işçilerinin bu günde aldıkları 1 kilogram altın gibi olmasını istiyorum" dese ne cevap alır? Düşünelim. İşyeri sahibi olumlu cevap verse bu sefer 29 gün boyunca 1'er gramdan 29 gram altına çalışan işçilerin durumu ne olacak? O zaman bir ay boyunca emek harcayan işçiler de bir ay boyunca çalışmak yerine; sonradan gelen adam gibi sonradan gelirdi ve 1 ayda 1029 gram yerine ondan çok da farkı olmayan 1000 gramı 1 günde kazanır giderlerdi. Peki herkes böyle yapsa, ki buna işverenin hiçbir durumda müsade etmeyeceği açıktır, iş yerindeki işler nasıl yürüyecek? Elbette yürümez, dolayısıyla işveren de böyle bir durumun meydana gelmesine izin vermez. Demek ki; aklıevvelin umduğunu bulamayacağı açık. Ancak gelgelelim işveren o gün cömert gününde. 1 gram altın değerindeki işin ücretini 1000 misliyle ödüyor, o halde elbette yalnız o gün çalışmak için gelen aklıevvel de o cömertlikten nasibini fazlasıyla alır. Ha, alır ama, 1000 gram alamaz da; 10 gram alır. Zarar mı? Değil. 1 gramlık işten 1 günde 10 gram alıyor. Hak ettiğinin tam 10 katını alıyor. Yine karda yine karda. 

İşte mübarek günler de 1 yerine 1000, 10000, 100000, ve belki de çok daha fazla kazınılan günlerdir. Sürekli çalışıp her gün belirli bir miktar kazananlar da Allah'ın emri namazı her gün kılıp aksatmayanlardır. Bu kişiler mübarek günleri de en güzel şekilde ihya etmelidirler. Yoksa 1 gram için 29 gün çalışıp sonra da 30. gün işe gelmeyerek 1000 gramı kaçıran işçinin durumuna düşerler. 

Bereketli güne ulaşana kadar hayırlı iş yapmayıp da o gün işe koyulanların durumu da biraz aklıevvelin durumuna benzer, emektar işçinin kazancına ulaşamasa bile onun da o günün bereketinden bir nasibi vardır. Öte yandan ilk başta 1000 gram istemesi de saflıktır, cehalettir. Bir anda gelip 1 günde 1000 gram alabileceğini düşünmesi açıkça bir aldanmadır, boş bir hayaldir, biraz da küçük düşürücü bir gülünçlüktür. 

İşyeri sahibinin bu kadar cömert olması, bu kadar bonkör olması, bu kadar elinin açık olması ve ücretleri de bu kadar fazla vermesi; onun servetinin büyüklüğünün delilidir. Demek öyle bir serveti var ki, yanında öyle hazineleri var ki; bu kadar cömert davranıyor. Bu cömertlik onun zenginliğinin en büyük delili.

Allah bizleri emek verip çalışanlardan, ter döküp kazananlardan eylesin. Aklıevvellerin durumuna düşürmesin. 


(Not:Cömertlik gören2012 YILI DİNİ GÜNLER LİSTESİ
HİCRİ TARİHLER
          MİLADİ TARİHLER
GÜN
AY
YIL
GÜN
AY-YIL
HAF.GÜN
DİNİ GÜNLER
1
R.EVVEL
1433
24
OCAK-2012
SALI
........
11 / 12
 R.EVVEL
1433
03/04
ŞUBAT-2012
CUMA/CUMARTESİ
MEVLİD KANDİLİ
1
R.AHIR
1433
23
ŞUBAT-2012
PERŞEMBE

1
C.EVVEL
1433
23
MART-2012
CUMA

1
C.AHIR
1433
22
NİSAN-2012
PAZAR

1
RECEB
1433
22
MAYIS-2012
SALI
ÜÇ AYLAR'ın BAŞLANGICI
3 / 4
RECEB
1433
24/25
MAYIS-2012
PERŞEMBE/CUMA
REGAİB KANDİLİ
26/27
RECEB
1433
16/17
HAZİRAN-2012
CUMARTESİ/PAZAR
MİRAC KANDİLİ
1
SABAN
1433
21
HAZİRAN-2012
PERŞEMBE
...........
14/15
SABAN
1433
04/05
TEMMUZ-2012
ÇARŞAMBA/PERŞEMBE
BERAT KANDİLİ
RAMAZAN 
1433
20
TEMMUZ-2012
CUMA
RAMAZAN'IN BAŞLANGICI 
26/27
RAMAZAN
1433
14/15
AĞUSTOS-2012
SALI/ÇARŞAMBA
KADİR GECESİ
30
RAMAZAN
1433
18
AĞUSTOS-2012
CUMARTESİ
AREFE
ŞEVVAL 
1433
19
AĞUSTOS-2012
PAZAR
RAMAZAN BAYRAMI (1.Gun) 
ŞEVVAL 
1433
20
AĞUSTOS-2012
PAZARTESİ
RAMAZAN BAYRAMI (2.Gun) 
ŞEVVAL 
1433
21
AĞUSTOS-2012
SALI
RAMAZAN BAYRAMI (3.Gun) 
1
ZİLKADE
1433
17
EYLÜL-2012 
PAZARTESİ

1
ZİLHİCCE
1433
16
EKİM-2012
SALI

9
ZİLHİCCE
1433
24
EKİM-2012
ÇARŞAMBA
AREFE
10 
ZİLHİCCE 
1433
25
EKİM-2012
PERŞEMBE
KURBAN BAYRAMI (1.Gun) 
11 
ZİLHİCCE 
1433
26
EKİM-2012
CUMA
KURBAN BAYRAMI (2.Gun) 
12 
ZİLHİCCE 
1433
27
EKİM-2012
CUMARTESİ
KURBAN BAYRAMI (3.Gun) 
13 
ZİLHİCCE 
1433
28
EKİM-2012
PAZAR
KURBAN BAYRAMI (4.Gun) 
1
MUHARREM
1434
15
KASIM-2012
PERŞEMBE
HİCRİ YILBAŞI
10
MUHARREM
1434
24
KASIM-2012
CUMARTESİ
AŞURE GÜNÜ
1
SAFER
1434
14
ARALIK-2012
CUMA
........

27.6.11

Kapıdan Son Anda Girmek

Geçen hafta cuma namazına camiye gittim. Ezan okunurken camiye girdim. Benim gibi ezanla camiye giren bir miktar daha cemaat vardı. Camideki cemaat sünnete duracaklar ama beş on saniye duramadılar. Kapıdan girenler ön saflara geçip boşlukları doldururken, kapıya yakın saf tutmuş ve boşlukları doldurmamış bir grubun önünden ve arasından geçmek durumunda kalıyordu. Tam da bu esnada arkalarda saf tutmuş, önünde boşluk olmasına rağmen oralara gitmemiş bir amca girenlere karşı; ezan okunurken de gelinir mi, bu kadar da geç kalınır mı gibisinden bir serzenişde bulundu. Tabii üzüldüm bir taraftan amcaya, bir taraftan da aklıma bir takım şeylerin gelmesiyle inceden bir tebessüm istemsiz olarak yüzümde belirdi.

Son anda camiye girenler aslında ne kadar da şanslılar, rahmeti kaçırmadılar, son anda da olsa yetişebildiler, girebildiler, Allah onlara girmeyi nasip etti. Amcanın da aslında bu duruma bir açıdan sevinmesi gerekirdi. 

O an, amca o lafları ettiğinde düşündüm; acaba ahirette, cennete girileceği bir sırada, tam da cennetin kapıları kapanırken, son anda o amca yetişse, kapı tam manasıyla kapanmadan aradan girmeye çalışsa, ve ona dense ki; tam da kapılar kapanıyordu, bu vakitte de gelinir mi, biraz daha erken gelseydin ya!.. Ne olurdu o zaman o amcanın hali acaba? O lafları işittiğinde ne düşünürdü? O esnada güç bela içeri girse, girdiği an ne düşünürdü peki? Zaten zor bela girmiş, içinden bir şey der miydi o lafları edenlere? "Haklısınız, tam da kapı kapanırken gelmek olacak iş değil, çıkayım en iyisi" mi derdi? Yoksa "kapıdan geçmeme sevinmiyorsun da son anda girmeme mi laf ediyorsun?" derdi?

Biraz empati her toplulukda huzura katkı sağlar. Camiler ve mescitler de dünya üzerindeki en huzurlu yerler olmalıdır. Kendi içimizde huzuru sağlayalım ki bizden olmayanlar bize meyletsin, kalpleri bize ısınsın, bizden birisi olup huzuru yakalamaya çalışsın ve sonunda da kurtuluşa ersin. 

Kapıdan ilk girmek ya da son girmek ayıplanacak bir şey değil, asıl ayıplanacak olanlar kapıdan hiç girmemek ve insanları o kapıdan soğutmaktır.

Kraldan çok kralcılığa gerek yok, zaten kralın buna ihtiyacı da yok..

23.6.11

Web Fotoğraf Albümü Uygulamaları

Bu alanda özellikle bir uygulama göze çarpmaktadır. Flickr web fotoğraf albümü uygulamaları alanda başarılı bir uygulamadır. Kullanıcılar fotoğraflarını Flickr üzerinden diğer kullanıcılarla paylaşabilmektedirler ve fotoğraflara yorum yapılabilmektedir.

Sosyal paylaşım sitelerinde de fotoğraf paylaşımı yapılabilmesine rağmen neden Flickr gibi uygulamalar hala kullanılıyor diyecek olursak, bunda izin verilen fotoğraf boyutunun etkisinin büyük olduğunu görürüz. Örneğin Facebook’a 3 MB’lık fotoğrafımızı yüklediğimizde Facebook bu fotoğrafın kalitesini düşürerek boyutunu azaltıyor ve diğer kullanıcılara bu şekilde gösteriyor. Ancak Flickr’da böyle bir durum söz konusu değil. Fotoğraflar yüksek kalitede kullanıcıya sunuluyor.

Eğer Facebook gibi bir sosyal paylaşım sitesinde insanların bazı fotoğraflarını yüksek kalitede paylaşabilecekleri bir alan olursa Flickr gibi uygulamalara olan talep azalacaktır. Diğer açıdan bakacak olursak Flickr benzeri uygulamalar yayınladıkları fotoğrafların kalitesini düşürecek olursa bu uygulamalara olan talep azalacaktır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...